Göz altındaki deri, vücudun diğer bölgelerine göre çok daha hassas ve incedir. Yaş alma, genetik yatkınlık veya kemik yapısındaki değişimler sonucunda göz altındaki yağ dokusu azalabilir veya aşağı doğru yer değiştirebilir. Bu durum, “tear trough” adı verilen derin bir oluk oluşmasına neden olur.
Oluşan bu oluk, ışığın geliş açısına göre göz altında gölgeler yaratarak kişinin olduğundan daha yorgun, yaşlı veya hasta görünmesine yol açar. Ayrıca derinin incelmesiyle alttaki damar yapılarının daha görünür hale gelmesi, “göz altı morluğu” şikayetini tetikler. Modern medikal estetik, bu bölgedeki hacim kaybını hiyalüronik asit içerikli özel formüllerle destekleyerek daha pürüzsüz bir geçiş sağlar.
Uygulamanın temel amacı, göz altı ile yanak arasındaki kot farkını ortadan kaldırarak pürüzsüz bir zemin oluşturmaktır. Çukurlaşmış alanın yükseltilmesi, bölgedeki gölgelenmeyi azaltır ve cildin ışığı daha iyi yansıtmasını sağlar. Bu etki nedeniyle halk arasında bu işlem “ışık uygulaması” olarak da bilinir.
Bunun yanı sıra, dolgu maddesinin içeriğindeki hiyalüronik asit ve bazen eklenen vitamin/amino asit kompleksleri, bölgedeki deri kalitesini artırır. İnce kırışıklıkların hafiflemesi ve derinin nem tutma kapasitesinin artması, göz çevresinin daha taze görünmesine katkıda bulunur. Genetik olarak göz altı yapısı çökük olan genç bireylerde de bu yöntem, bakışlardaki “karanlık” ifadeyi gidermek için sıkça tercih edilir.
Göz altında belirgin çöküklük, oluklanma veya yorgun bakış şikayeti olan 18 yaş üzeri her birey bu uygulama için uygundur. Ancak göz altı bölgesi oldukça kompleks bir anatomiye sahip olduğu için, işlemin başarısı doğru hasta seçimine bağlıdır.
Göz altı torbalanması çok ileri seviyede olan veya aşırı deri gevşekliği bulunan kişilerde dolgu uygulaması beklenen sonucu vermeyebilir; bu durumlarda hekim farklı cerrahi seçenekler önerebilir. Hafif ve orta derece çöküklüğü olan, cildi dolgu maddesini taşıyabilecek elastikiyete sahip bireyler için ise son derece etkili bir yöntemdir.
İşlem, profesyonel klinik şartlarında gerçekleştirilen oldukça hassas ve titiz bir prosedürdür. Göz altı bölgesi damarsal yapılar açısından çok zengin olduğu için genellikle kanül tekniği tercih edilir. Kanül, iğne gibi sivri uçlu olmayan, künt uçlu bir materyaldir; bu sayede morarma ve ödem riski minimuma iner.
Uygulama öncesinde bölgeye lokal anestezik kremler sürülerek konfor artırılır. Hekim, elmacık kemiği üzerinden tek bir giriş noktasıyla göz altına ulaşarak dolguyu kemik üzerine veya derin dokuya homojen şekilde yerleştirir. İşlem yaklaşık 15-20 dakika sürer ve sonuçlar anında gözlemlenebilir. Bakışlardaki aydınlanma etkisi işlem biter bitmez fark edilir.
İyileşme süreci oldukça hızlıdır; hasta işlemden hemen sonra sosyal ve iş hayatına dönebilir. İlk 24-48 saat boyunca gözlerin ovuşturulmaması, yüz üstü yatılmaması ve ağır egzersizlerden kaçınılması önerilir. Ayrıca aşırı sıcak (hamam, sauna) ortamlardan uzak durulması, dolgunun ömrünü olumlu etkiler.
Dolgunun dokuyla tam olarak bütünleşmesi ve en doğal halini alması yaklaşık 2 haftalık bir süreci kapsar. Uygulamanın kalıcılığı, kullanılan dolgunun yapısına ve kişinin metabolizma hızına bağlı olarak genellikle 12 ila 18 ay arasında değişir. Göz altı bölgesi mimiklerle çok fazla hareket etmediği için dolgunun kalıcılık süresi diğer bölgelere oranla daha uzun olabilir.
Göz altı dolgusu morlukları tamamen siler mi? Eğer morluk çöküklükten kaynaklanan bir gölge ise büyük oranda geçer; ancak derideki pigmentasyona bağlı bir renk değişimi varsa dolgu bu rengi tamamen açmaz, sadece bölgeyi aydınlatır.
Uygulama gözlerime zarar verir mi? Hayır; dolgu deri altına veya kemik üzerine uygulanır, göz küresine veya görme fonksiyonlarına hiçbir etkisi yoktur.
İşlem çok ağrılı mıdır? Kanül kullanımı ve anestezik kremler sayesinde ağrı seviyesi oldukça düşüktür; çoğu hasta işlemi “hafif bir basınç hissi” olarak tarif eder.
Dolgudan sonra şişlik ne kadar sürer? Oluşabilecek hafif ödem genellikle 2-3 gün içinde geçer. Bol su tüketimi ödemin atılmasına yardımcı olur.
Sonuçtan memnun kalmazsam eritilebilir mi? Evet; hiyalüronik asit bazlı dolgular özel bir enzimle (hiyalüronidaz) dakikalar içinde tamamen eritilerek eski hale döndürülebilir.
+90 546 979 87 08
+90 546 979 87 08
Taşpazar Mah.
32 / Ebulfeyz Elçibey Cad. Asko Vega Apt.
No: 4 İç Kapı No: 32
Merkez / Aksaray